Renk seçin:


Tesbîh Ve Tehlîl Sözü Ve Benzerleri İle Taaccüb Ve Hayreti İfade Etmek

Tesbîh Ve Tehlîl Sözü Ve Benzerleri İle Taaccüb Ve Hayreti İfade Etmek
Reklam

871- Ebû Hüreyre’den (Radıyallahu Anh) yapılan rivayete göre: Ebû Hüreyre cünub olduğu halde Peygamber (s.a.v) onunla karşılaştı. Ebû Hüreyre sıvışıp gitti de gusletti. Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem onu aradı. Ebû Hüreyre gelince Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem: Nerede idin, ey Ebû Hüreyre! dedi. O: Yâ Resûlellah! Ben cünub bir hal­de iken benimle karşılaştın. Gusletmeden seninle oturmayı hoş görmedim, dedi. Bunun üzerine Peygamber (s.a.v): Sübhâneliah (şaşılacak şey)! Mü’­min pis olmaz, buyurdu.”[1][145]

872- Aişe’den yapılan (Radıyallahu Anha) rivayete göre: “Bir kadın hayız halinden yıkanmasından Peygamber Saİlallahu Aleyhi ve Sellem’e sordu. Peygamber (s.a.v) de nasıl gusledeceğini ona emretti ve:

Misklenmiş bir bez-pamuk parçası al da onunla temizlen (kan izi olup olmadığını araştır), dedi. Kadın:

— Onunla nasıl temizleneceğim? dedi. Peygamber:

—  Onunla temizlen, buyurdu. Kadın:

—  Nasıl? dedi. Peygamber (s.a.v):

— Sübhânellah! Temizlen, buyurdu. (Hazreti Aişe diyor ki) ben o ka­dını yanıma çektim de: Kan lekesini araştırırsın, dedim.”[2][146]

Bazı ihtilâflar varsa da doğrusu şöyle hareket etmelidir: Az miktar misk alır ve onu bir pamuk parçasına yahut bez yahut yün ve benzeri şeye kor. Sonra kötü kokuyu gidermek için ve kan lekesini araştırmak için onu ka­dınlık uzvuna kor. Allah en iyi bilendir.

873- Enes’den (Radıyallahu Anh) yapılan rivayete göre: “Rübeyyi’nin kız kardeşi Ümmü Hariste bir adamı yaraladı. Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem’e çıkıp davalaştılar. Peygamber (s.a.v): Kısas gerekir, kısas,’bu­yurdu. Bunun üzerine Ümmü Rebi’: Yâ Resûlellah! falanca hanımdan kısas yaparmısın? Vallahi ondan kısas olmaz (onu bağışla) dedi. Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Seîlem: Sübhânellah, ey Ümmü Rebi’ (senin isteğine şaşılır)! Kısas, Allah’ın kitabının hükmüdür, buyurdu.”[3][147]

874- İmrân İbni Husayn’den (Radıyallahu Anhüma) bir hanımın olayı ile ilgili uzunca hadisinde şöyle rivayet edilmiştir. (Kadın, müşrikler tara­fından esir edilmiş ve onunla beraber Hazreti Peygamberin devesi de aşı-rılmıştı. Sonra (kadın) kaçmış (ve bu arada deveyi de ele geçirmişti). Eğer Allah kendisini (kaçtığı düşmanlardan) kurtarırsa, bindiği deveyi boğaz­layacağını adamıştı. Nihayet kurtulup (Medine’ye) geldi. Ashab bu olayı Resûlüllah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’e anlattılar. Peygamber (s.a.v): “Sübhânellah, (tuhaf şey)! Deveye ne kötü bir mükâfat vermiş! (Sahibi olmadığı bir deveyi nasıl boğazlar)!… buyurdu.”[4][148]

875- Ebû Musa El-Eş’arî’den (Radıyallahu Anh) izin istemekle ilgili ha­disi rivayet edilmiştir. Ebû Musa, Hazreti Ömer’e (Radıyallahu Anh) Pey­gamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in izin isteme hakkındaki hadisini söy­ledi. (Ebû Musa halife ile görüşmek üzere gidince üç kez izin istedi. Ce-vab alamayınca, dönmüş. Sonra bunun sebebini halife ona sorunca, Ebû Musa şöyle dedi: Peygamberimizin buyurduğuna göre, üç kez izin iste-

nir. Cevab alınmazsa dönülür. Ben de bunun için döndüm. Halife: Böyle bir hadis olduğuna şahid getir, yoksa seni cezalandıracağım, dedi. Ebû Musa şahid getirdi.) Hadisin sonunda da: “Ey Hattab’ın oğlu! Resûlül­lah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in ashabına eziyet verme, dedi. Bunun üze^ rine Ömer: Sübhânellah! Ben bir şey işittim (bir hadis duydum), onu ger­çekleştirip tesbit etmek istedim, (yoksa eziyet etmek istemedim), de­di. “[5][149]

876- Abdullah İbni Selâm’m (Radıyallahu Anh) uzun hadisi rivayet edil­miştir. Kendisine, sen cennet ehlindensin denilince, o şöyle Demişti: Süb­hânellah! Bilmediği bir şeyi söylemek hiç bir kimse için uygun olmaz… “[6][150]

 


[1][145] Buharı. Müslim.

[2][146] Buharı. Müslim.

[3][147] Müslim. Buharı.

[4][148] Müslim.

[5][149] Müslim.

[6][150] Buhârî. Müslim.

Reklam
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ