Ey Nefis Sohbeti

Ey Nefis Sohbeti
Bu haber 02 Ara 2017 Cts 19:31 tarihinde eklendi.
mm
Paylaş:

EY NEFİS!

Bilir misin “vefa” nedir? O, insanın gönlüyle buluşmasıdır. Kendisi olmasıdır. Yaratılış ve varoluş gayesinin farkına varması, hayat çizgisini bu gaye doğrultununda oluşturmasıdır. Vefa, arkadaş abuhavaların gülüdür. Düşmanlığın, kirli hesapların pis kokuları arasında vefanın yeşerip göğermesi .

Vefa duyguda, düşüncede, tasavvurda, idealde, hayalde hep aynı şeyleri paylaşanların atmosferinde üfül üfül esen bir cennet meltemidir. Onun, kin fırtınalarının, nefret kasırgalarının, kıskançlık hortumlarının arasından başını uzatıp “ben buradayım” diyebilmesi olasılık dışıdır.

Ey vefadan kısmetsiz, sadakati unutmuş hodgâm nefis!

Bilir misin; vefa bir yürek işidir. Pörsümüş, paslanmış, kirlenmiş bir kalbe uğramaz vefanın yolu. Vefa, doğruluk ister, doğrultu ister. Sözünde durabilmek, ettiği yeminlere bağlı kalabilmek ister. Bütün bunlar da yürek ister. Yüreğin gıdası zikirdir, secdedir, gözyaşıdır. Bunlarla beslenemeyen bir yürek nasıl vefalı olur ki?

Yalan ve riyâ vefanın baş düşmanlarıdır. Onların olduğu yerde vefanın hayat hakkı yoktur. Yalanı ve aldatmayı karakter haline getirmiş, mürâî tiplerin vefası olmaz. Onlardan vefa beklemek safderunluktan başka bir şey değildir. Böylesine güvenen er geç iki büklüm olur. Onunla uzun yollara çıkan yollarda kalır. Onu kılavuz edinenin gözü yaş, gönlü hicranla dolar.

Bil ey nisyanla malûl, başkaldırıya mübtelâ böbür anıtı!

Vefa, Âdem Nebî ile Şeytan’in farkıdır. Âdem Nebî, “gufran” çeşmesine vefa merdiveniyle erişti. “Gidecek başka kapı mı var?” düşüncesiyle yüz yere sürdü, mağfiret diledi. İblis ise, “Fakat ben ondan daha değerliyim; neden onu seçtin?” diyerek sırtını dönüp gitti. Her şeyini borçlu olduğu kapıdan son anda yüzünü çevirdi. Mazhar olduğu nimetleri unuttu. Beklentilerinin tutsağı oldu. “İnsan”ı hiç hazmedemedi. “Neden o?” diye diye, içi içini kemirdi. Azdı, kudurdu. Nihayetinde “insan”a da “insanı Seçen”e de düşman oldu. Hakk’a düşmanlığın, başkaldırının, inadın, hasedin, çekememezliğin, türlü fırıldakların, ayak oyunlarının, çeşit çeşit mübtezelliklerin remzi haline geldi.

Bilirsin ey egoist nefis!

Hem de çok iyi bilirsin ki, her türlü güzel hasletin en büyük temsilcisi, insanlığın birincisi, Nebîler Serveri (sallallahu aleyhi ve sellem) tepeden tırnağa “vefa” idi. Ümmetine de vefalıydı, eşlerine de. Arkadaşlarına da vefalıydı, evlatlarına da. O’nu semaların ötesine çıkaran Rabb’e vefasıydı, miraçtan ızdırapla, çileyle, sürgünle, eziyetle dolu dünyaya indiren de ümmetine vefası.. “Yarı yolda bırakmak” O’nun kitabında yoktu. “Hainlik” O’nun mahalleninde soluksuz kalırdı. O, Uhud’da canlarını vermiş can yoldaşlarını her hafta ziyaret ederdi. O, ümmetine vefayı öğretmişti, vefayı göstermişti.

Hem yeniden bilirsin; bütün büyüklerin hasenat defterleri, vefa ile kapanıp vefa ile mühürlendi. Yolda kalmışların çirkinliklerle dolu ajandaları ise vefasızlık damgasını yedi. Uzun yollarda bazen koşmak vefadır, bazen de “kenara çekilmek.” İki vaziyette da vefalı olamayanlar zillet ve hakaret damgasını yemeğe mahkûm oldular. Kutsal yüklere, kudsî yolculuklara çeyrek gün dahi tahammül gösteremeyip yan çizenler doğru yolu kaybettiler.

Ve sen!

Bilmez misin; yola çıkarken ne sağlam vefa yeminleri etmiştik.. Ne kadar coşkun, azimli, kararlı ve heyecanlı idik.. Fakat şimdi bozduk o ettiğimiz bütün yeminleri. Bütün civanmertlikler yağ gibi eridi gitti. Güller dikene döndü. Muhabbet adavete, uhuvvet nefrete, ihlâs riyaya inkılâb etti. Bir bölüm talihsizler, kalbinde zerre kadar emanet ve vefa duygusu kalmamış ölü ruhlara “yahşi” çekmeye başladı.

Bak çevrenine!

Her yanda, yalan ve abartının tutsağı olmuş karakuralar var. Günde birkaç kez yeminini bozan vefasız karakuralar. Lânet ediyor onlara yer ve yerdekiler, lânet okuyor onlara semâ ve semâdakiler. Ve sor kendine, herkes sorsun kendine, “Nereden çıktı bu kadar cinsi bozuk, ahlâkı fenâ!” Hangi hain bunlara bağrını açıp dayelik yaptı ve hangi uğursuz ağızlar bunlara “emredin” çekti!

Ey nefis!

Şunu asla unutma: “Bir düşünceye gönül mü verdin; bir ideale mi bağlandın; varıp biriyle dostluk mu kurdun, gel! Diriğ etmeden ver canını o uğurda, servetin yağma olup gitsin. Ancak vefalı ol! Çünkü Hak katında da halk katında da en çok itibar gören vefa ve vefalılardır.”

 

Paylaş:
"Ey Nefis Sohbeti" HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Bu konuya hiç yorum yapılmadı.
HEMEN YORUM YAP

img

BU HABERLER DİKKATİNİZİ ÇEKEBİLİR!

İslami Sevda
İslami Sevda Es Selamu Aleyküm Canlar Sitemiz En kısa Zamanda...
haber kategorileri
  • Kategori yok
facebook
çok okunan haberler
Malesef, bugün hiç haber girilmedi.
Malesef, bu hafta hiç haber girilmedi.
Mevlid-i Nebi Etkinlikleri Başladı

Mevlid-i Nebi Etkinlikleri ...

Mevlid-i Nebi Etkinlikleri Başladı Hz....
Ruanda’da Erbakan Camii ibadete açıldı

Ruanda’da Erbakan Cam...

İHH İnsani Yardım Vakfı ve...
ABD Savunma Bakanı Mattis’ten Suriye açıklaması

ABD Savunma Bakanı Mattis&#...

WASHINGTON – (ANADOLU AJANSI) AMERİKA...
Kutlu Doğum Haftası

Kutlu Doğum Haftası

Kutlu Doğum Haftasının ne vakit...
İslami Sevda

İslami Sevda

İslami Sevda Es Selamu Aleyküm...