Renk seçin:


Cihad İle İlgili Ayetler

Cihad İle İlgili Ayetler
Reklam

Cihad İle İlgili Ayetler


1)
“Sizinle savaşanlara karşı Allah yolunda savaşın, (ancak) aşırı gitmeyin.
Elbette Allah aşırı gidenleri sevmez.”


Bakara 190


2)
“Onları, bulduğunuz yerde öldürün ve sizi çıkardıkları yerden siz de
onları çıkarın. Fitne, öldürmekten beterdir. Onlar, size karşı savaşıncaya kadar
siz, Mescid-i Haram yanında onlarla savaşmayın. Sizinle savaşırlarsa siz de
onlarla savaşın. Kafirlerin cezası işte böyledir.”


Bakara 191


3)
“(Yeryüzünde) Fitne kalmayıncaya ve din (yalnız) Allah’ın oluncaya kadar
onlarla savaşın! Eğer vazgeçerlerse, artık zulüm yapanlardan başkasına karşı
düşmanlık yoktur.”


Bakara 193


4)
“Savaş, hoşunuza gitmediği halde üzerinize yazıldı (farz kılındı). Olur
ki hoşunuza gitmeyen birşey, sizin için hayırlıdır ve olur ki, sevdiğiniz şey de
sizin için bir şerdir. Allah bilir de siz bilmezsiniz.”


Bakara 216


5)
“Şüphesiz iman edenler, hicret edenler ve Allah yolunda cihad edenler;
işte onlar, Allah’ın rahmetini umabilirler. Allah bağışlayandır, esirgeyendir.”


Bakara 218


6)
“Allah yolunda savaşın ve bilin ki, şüphesiz Allah işitendir, bilendir.”


Bakara 244


7)
“Musa’dan sonra İsrailoğullarının önde gelenlerini görmedin mi? Hani,
Nebilerinden birine:

‘Bize bir melik gönder de Allah yolunda
savaşalım’ demişlerdi. O:

‘Ya üzerinize savaş yazıldığı halde
savaşmayacak olursanız?’ demişti. Onlar:

‘Bize ne oluyor ki Allah yolunda
savaşmayalım? Ki biz yurdumuzdan çıkarıldık ve çocuklarımızdan
(uzaklaştırıldık.)’ demişlerdi. Ama onlara savaş yazıldığı zaman, az bir kısmı
hariç yüz çevirdiler. Allah zalimleri bilir.”


Bakara 246


8)
“Yoksa siz, Allah, içinizden cihad edenleri belirtip ayırdetmeden ve
sabredenleri de belirtip ayırdetmeden cennete gireceğinizi mi sandınız?”


Âl-i İmran 142


9)
“Münafıklık yapanları da belirtmesi içindi. Onlara:

‘Gelin, Allah’ın yolunda savaşın ya da
savunma yapın’ denildiğinde, Onlar:

‘Biz savaşmayı bilseydik elbette sizi
izlerdik’ dediler. O gün onlar, imandan çok küfre daha yakındılar. Kalplerinde
olmayanı ağızlarıyla söylüyorlardı. Allah, onların gizli tuttuklarını daha iyi
bilir.”


Âl-i İmran 167


10)
“Ey iman edenler! (düşmanlarınıza karşı) tedbirinizi alın da
savaşa bölük bölük çıkın ya da topluca çıkın!”


Nisa 71


11)
“Öyleyse, dünya hayatına karşılık ahireti satın alanlar, Allah
yolunda savaşsınlar; kim Allah yolunda savaşırken, öldürülür ya da galip gelirse
ona büyük bir ecir vereceğiz.”


Nisa 74


12)
“Size ne oluyor ki, Allah yolunda ve Rabbimiz, bizi halkı zalim
olan bu ülkeden çıkar, bize katından bir veli (koruyucu sahib) gönder, bize
katından bir yardım eden yolla” diyen erkekler, kadınlar ve çocuklardan zayıf
bırakılmışlar adına savaşmıyorsunuz?”


Nisa 75


13)
“İman edenler Allah yolunda savaşırlar; inkar edenler ise tağut
yolunda savaşırlar öyleyse şeytanın dostlarıyla savaşın. Hiç şüphesiz, şeytanın
hilelisi pek zayıftır.”


Nisa 76


14)
“Artık sen Allah yolunda savaş! Kendinden başkasıyla yükümlü
tutulmayacaksın. Mü’minleri hazırlayıp teşvik et! Umulur ki Allah, küfredenlerin
ağır baskılarını geri püskürtür. Allah, kahredici baskısıyla daha zorlu, acı
sonuçlandırmasıyla da daha zorludur.”


Nisa 84


15)
“Mü’minlerden, özür olmaksızın oturanlar ile Allah yolunda
mallarıyla ve canlarıyla cihad edenler eşit değildir. Allah, mallarıyla ve
canlarıyla cihad edenleri oturanlara göre derece olarak üstün kılmıştır. Tümüne
güzelliği (cenneti) va’detmiştir; ancak Allah, cihad edenleri oturanlara göre
büyük bir ecirle üstün kılmıştır.”


Nisa 95


16)
“Ey iman edenler! Allah’tan korkun ve (sizi) O’na (yaklaştıracak)
vesile arayın; O’nun yolunda cihad edin, umulur ki kurtuluşa erersiniz.”


Maide 35


17)
“Ey iman edenler! İçinizden kim dininden geri dönerse, Allah,
(yerine) kendisinin onları sevdiği, onların da kendisine sevdiği mü’minlere
karşı alçak gönüllü, kafirlere karşı ise güçlü ve onurlu, Allah yolunda cihad
eden ve kınayıcının kınamasından korkmayan bir topluluk getirir. Bu, Allah’ın
bir fazlıdır, onu dilediğine verir. Allah (rahmetiyle) geniş olandır, bilendir.”


Maide 54


18)
“Fitne kalmayıncaya ve dinin hepsi Allah’ın oluncaya kadar onlarla
savaşın. Şayet vazgeçecek olurlarsa, şüphesiz Allah, yaptıklarını görendir.”


Enfal 39


19)
“Gerçek şu ki, iman edenler, hicret edenler ve Allah yolunda
mallarıyla ve canlarıyla cihad edenler ile (hicret edenleri) barındıranlar ve
yardım edenler, işte birbirlerinin velisi olanlar bunlardır.

İman edip hicret etmeyenler, onlar hicret
edinceye kadar, sizin onlara hiçbir şeyle velayetiniz yoktur. Ama din konusunda
sizden yardım isterlerse, yardım üzerinizde bir yükümlülüktür. Ancak, sizlerle
onlar arasında anlaşma bulunan bir topluluğun aleyhinde değil. Allah,
yaptıklarınızı görendir.”


Enfal 72


20)
“İman edenler, hicret edenler ve Allah yolunda cihad edenler ile
(hicret edenleri) barındıranlar ve yardım edenler, işte gerçek mü’min olanlar
bunlardır. Onlar için bir bağışlanma ve üstün bir rızık vardır.”


Enfal 74


21)
“Bundan sonra iman edip hicret edenler ve sizinle birlikte cihad
edenler, işte onlar sizdendir. Akrabalar (mirasta) Allah’ın Kitabına göre,
birbirlerine (mirasta) önceliklidir. Doğrusu Allah her şeyi bilendir.”


Enfal 75


22)
“Yoksa siz, içinizden cihad edenleri ve Allah’tan ve Resulü’nden
ve mü’minlerden başka sır-dostu edinmeyenleri Allah ‘bilip (ortaya) çıkarmadan’
bırakılıvereceğinizi mi sandınız? Allah yaptıklarınızdan haberdardır.”


Tevbe 16


23)
“Hacılara su dağıtmayı ve Mescid-i Haram’ı onarmayı, Allah’a ve
ahiret gününe iman eden ve Allah yolunda cihad edenin (yaptıkları) gibi mi
saydınız? (Bunlar) Allah katında bir olmazlar. Allah zulmeden bir topluluğa
hidayet vermez.”


Tevbe 19


24)
“İman edenler, hicret edenler ve Allah yolunda mallarıyla ve
canlarıyla cihad edenlerin Allah katında büyük dereceleri vardır. İşte kurtuluşa
ve mutluluğa erenler bunlardır.”


Tevbe 20


25)
“De ki: Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz,
hısım akrabalarınız, kazandığınız mallar, kesada uğramasından korktuğunuz
ticaret, hoşlandığınız meskenler size Allah’tan, Rasulünden ve Allah yolunda
cihad etmekten daha sevgili ise, artık Allah emrini getirene kadar bekleyin.
Allah fasıklar topluluğunu hidayete erdirmez.”


Tevbe 24

26)
“Kendilerine kitap
verilenlerden, Allah’a ve ahiret gününe inanmayan, Allah’ın ve Resulü’nün haram
kıldığını haram tanımayan ve hak dini (İslam’ı) din edinmeyenlerle, küçük
düşürülüp cizyeyi kendi elleriyle verinceye kadar savaşın.”


Tevbe 29


27)
“Gerçek şu ki, Allah katında ayların sayısı, gökleri ve yeri
yarattığı günden beri Allah’ın Kitabında on ikidir. Bunlardan dördü haram
aylardır. İşte dosdoğru olan hesab (din) budur. Öyleyse bunlarda kendinize
zulmetmeyin ve onların sizlerle topluca savaşması gibi siz de müşriklerle
topluca savaşmayın. Ve bilin ki Allah, takva sahipleriyle beraberdir.”


Tevbe 36


28)
“Ey iman edenler! Ne oldu ki size, Allah yolunda savaşa kuşanın
denildiği zaman, yer(iniz)de ağırlaşıp kaldınız? Ahiretten (cayıp) dünya
hayatına mı razı oldunuz? Ama ahirettekine (göre), bu dünya hayatının yararı pek
azdır.”


Tevbe 38


29)
“Eğer Allah yolunda sefere (cihada) çıkmazsanız, sizi elem dolu
bir azap ile cezalandırır ve yerinize sizden başka bir toplum getirir. Siz ise
O’na hiçbir zarar veremezsiniz. Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir.”


Tevbe 39


30)
“…Allah yolunda mallarınızla ve canlarınızla cihad edin. Eğer
bilirseniz, bu sizin için daha hayırlıdır.”


Tevbe 41


31)
“Allah’a ve ahiret gününe iman edenler, mallarıyla ve canlarıyla
cihad etmekten (kaçınmak için) senden izin istemezler. Allah takva sahiplerini
bilendir.”


Tevbe 44


32)
“Ey Nebi! Kâfirlerle ve münafıklarla cihad et ve onlara karşı sert
ve caydırıcı davran. Onların barınma yerleri cehennemdir, ne kötü bir yataktır
o!..”


Tevbe 73


33)
“Allah’ın elçisine muhalif olarak (savaştan) geri kalanlar oturup
kalmalarına sevindiler ve Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad etmeyi
çirkin görerek:

‘Bu sıcakta (savaşa) çıkmayın’ dediler. De
ki:

‘Cehennem ateşinin sıcaklığı daha
şiddetlidir.’ Keşke anlasalardı.”


Tevbe 81


34)
“Allah’a iman edin, O’nun Rasulü ile cihada çıkın diye bir sure
indirildiği zaman onlardan servet sahibi olanlar, senden izin isteyip:

‘Bizi bırakıver, oturanlarla birlikte
olalım’ dediler.”


Tevbe 86


35)
“Ama Resul ve onunla birlikte olan mü’minler, mallarıyla ve
canlarıyla cihad ettiler; işte bütün hayırlar onlarındır ve kurtuluşa erenler
onlardır.”


Tevbe 88


36)
“Allah, mü’minlerden canlarını ve mallarını cennet kendilerinin
olmak üzere satın almıştır. Allah yolunda savaşırlar, öldürürler ve
öldürülürler. Bu (söz) Allah’ın üzerine borçtur. (Allah) Tevrat’ta, İncil’de ve
Kur’an’da (böyle söz vermiştir). Kim Allah’tan daha çok sözünde durabilir? O
halde Allah ile yaptığınız bu alışverişinizle sevinin. Gerçekten bu büyük bir
kazançtır.”


Tevbe 111


37)
“Ey iman edenler! İnkâr edenlerden size en yakın olanlarla
savaşın; sizde bir güç ve caydırıcılık görsünler ve bilin ki gerçekten Allah
takva sahipleriyle beraberdir.”


Tevbe 123


38)
“Sonra şüphesiz ki Rabbin, eziyete uğratıldıktan sonra hicret
eden, sonra Allah yolunda cihad edip sabreden kimselerin yanındadır. Şüphesiz
Rabbin bundan sonra da çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.”


Nahl 110


39)
“Allah uğrunda hakkıyla cihad edin! O, sizi seçti ve dinde
üzerinize hiçbir güçlük yüklemedi. Babanız İbrahim’in dinine uyun. Allah, sizi
hem daha önce, hem de bu Kur’an’da Müslüman diye isimlendirdi ki, Rasul size
şahit (ve örnek) olsun, siz de insanlara şahit (ve örnek) olasınız. Artık namazı
kılın, zekâtı verin ve Allah’a sarılın. O, sizin mevlanızdır. O, ne güzel mevla,
ne güzel yardımcıdır.”


Hac 78


40)
“Öyleyse kafirlere itaat etme ve onlara (Kur’an’la) büyük bir
cihad ver.”


Furkan 52


41)
“Kim cihad ederse, yalnızca kendi nefsi için cihad etmiş olur.
Şüphesiz Allah, alemlerden müstağnidir.”


Ankebut 6


42)
“Bizim uğrumuzda cihad edenlere, şüphesiz yollarımızı gösteririz.
Gerçeten Allah, ihsan edenlerle beraberdir.”


Ankebut 69


43)
“Mü’min olanlar, ancak o kimselerdir ki, onlar, Allah’a ve
Resulü’ne iman ettiler, sonra hiç bir kuşkuya kapılmadan Allah yolunda
mallarıyla ve canlarıyla cihad ettiler. İşte onlar, sadık olanların ta
kendileridir.”


Hucurat 15


44)
“Ey iman edenler! Benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olanları
veliler edinmeyin. Siz onlara karşı sevgi yöneltiyorsunuz; oysa onlar haktan
size geleni inkâr etmişler, Rabbiniz olan Allah’a inanmanızdan dolayı Rasule de,
sizi de (yurtlarınızdan) sürüp çıkarmışlardır.

Eğer siz, Benim yolumda cihad etmek ve
Benim rızamı aramak amacıyla çıkmışsanız (nasıl) onlara karşı hâlâ sevgi
gizliyorsunuz? Ben, sizin gizlediklerinizi ve açığa vurduklarınızı bilirim. Kim
sizden bunu yaparsa, artık o, elbette yolun ortasından şaşırıp sapmış olur.”


Mümtehine 1


45)
“Allah’a ve O’nun Rasulü’ne iman edersiniz, mallarınızla ve
canlarınızla Allah yolunda cihad edersiniz. Bu, sizin için daha hayırlıdır; eğer
bilirseniz.


Saff 11


46)
“Ey Nebi! Kâfirlere ve münafıklara karşı cihad et ve onlara karşı
sert ve caydırıcı davran. Onların barınma yeri cehennemdir. O, ne kötü bir dönüş
yeridir.”

 

Reklam
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ